Pages

23.7.11

BİR GÜLERYÜZ HATIRINA...

Ben bugün bir kez daha anladım ki, insanın hayatında yapacağı en büyük yatırım gönül gözüne yaptığı yatırım. Gerisi teferrüattan ibaret.
İçten, karşılıksız, samimi bir güleryüzün yıllar sürecek hatırı olduğuna tekrar şahit olmanın mutluluğunu yaşıyorum şu an…Paylaşmasam olmazdı.

Eskiden farkındamıydım bu değerlerin bilmiyorum. Belki bu kadar değil ya da “bazı anlamlar, bazı yaşları bekliyor”diyebilirim. Ve ben şimdi o yaşlardayım J

En son 1996'da gördüğüm bir dostumu ziyarete gittim bugün çocuklarımla. Birkaç yıl önce facebooktan bulmuştum kendisini. 1994 - 1996 arası aynı işyerinde çalışmıştık, çok güzel anılarımız var. Facebooktan bulduktan sonra bir restoranı olduğunu öğrenmiştim. Yemek düşkünlüğüm malumunuz zaten. Amiyane tabirle facebooktan yemeklerin fotoğraflarını gördükçe ağzım sulanıyordu..Ve söz vermiştim," mutlaka geleceğim" diye. Bugün sözümü tuttum.

Gittik...Benim için şehrin öbür tarafı, epeyce mesafe var. Yolu bulmakta zorlanırım sandım ama o kadar güzel tarif etti ki, oryantasyon duygusu sıfırın altında olan ben bile hiçbir yanlış yola sapmadan adresi bulabildim. Üstelik bizi restorana yakın bir kavşakta arabasıyla karşılayıp, eskortluk yapma nezaketini bile gösterdi.

Çocuklarım ve beni öyle güzel karşıladı ve o kadar muhteşem ağırladı ki, kelimelerim yetmiyor teşekkürümü anlatmaya...Gittiğimiz saat servisin bittiği saatti ama bizim için mutfak çalışmaya devam etti.

Benim oğlanlar bir tanesi 140 cm. olan pidelerden iki tane götürdüler. Bu toplamda ikisinin boyundan bile fazla... Yemek konusunda her zaman ısrarla lokmaları ağzına tıktığımız küçük oğlumu tanıyamadım bir an. Pidenin bir parçası elindeyken, diğerini tabağına alarak rezerve yapıyordu sürekli...Büyük oğlum lezzetlere düşkündür zaten, ağzının tadını her daim iyi bilir, Onun keyfini izaha kelime yetmez... Üstüne hayatımda yediğim en lezzetli soya soslu tavuğu yedik.. Üstüne de orta kahvelerimi içtik ki, işte o kahvenin hakikaten kırk yıl hatırı var…

O kadar doymuştuk ki, daha bir lokma yiyemeyiz diye yayılırken, restoranın çok özel ve patenti alınmış olan tatlısıgeldi..."Baha Tatlısı " . Çok bilmiş geçinen ben, atladım hemen " aaaa ben biliyorum bunu, kadayıf dolması bu yav " dedim. Havamın sönmesi çabuk oldu... Görüntü aynı ama lezzet farklı... İçinde dondurma vardı... Ben hayatımda böyle muhteşem, böyle hafif bir şerbetli tatlıyemedim..Yazımın sonunda adresi vereceğim. Yolu düşenler için şiddetle tavsiye ediyorum.

Bizim gidiş saatimiz restoranın kapanış saatine yakındı ve hatta bizim için geç kapattılar. Sulu yemeklerin hepsi bitmişti. Onların tadına bakabilmek için tekrar gideceğim. Hatta burada olduğum sürede sık sık gideceğimden eminim. Her yerde bulamayacağınız lezzetler sunuyorlar. Kullanılan malzemelerin hepsi özel. Tertemiz bir mekan. Arkadaşımın başarısıyla övündüm, duygulandım. Restoranın yeri , garipsenebilir ilk başta. O muhteşem bir girişimcilik örneği göstermiş,az rastlanır bir başarı örneği olmuş cidden . Çoktan şehirde isim olmuş, lezzet takipçileri üşenmeyip şehrin öbür ucundan oraya koşuyor. Akşam sekizde giderseniz aç kalırsınız, yemeklerin hepsi çoktan bitmiş oluyor, mutfak kapanıyor. O, aranılır olmanın doğru stratejisini çoktan kavramış durumda. Ben oranın tek olarak kalmayacağına eminim, şube ve/veya şubeler pek yakında olacaktır.

Büyük bir hata yapıp, tatlı dışında hiçbir yemeğin fotoğrafını çekmemişim.Şu an cidden çok üzgünüm. Ama takdir edersiniz ki, 15 seneyi 2 saate sığdırmaya çalıştık, konudan konuya geçiş hızımızı anlatamam, bazı cümleler hep yarım kaldı. Müthiş keyifli bir sohbetti.

Nedir yani, yıllar evvelden bir arkadaşını görüp de bu kadar heyecanlanmaya ne gerek var diyenleriniz olabilir. Ben hayata öyle bakmıyorum. Bugün yaşadığım o iki saat, şu an bunları yazarken gözlerimin dolması için yeterli sebep. Ve yazmak şu sıra benim için sonsuzluk. Yüreğime böyle değerleri sığdırabildiğim için kendime teşekkürüm var. Üzerinden yıllar geçse de dostluklarımın eskimediği görmem benim için fazlasıyla önemli. Korkarım ben kalp kırmaktan, benim dostluğumu ciddiye alan insanları incitmekten, hayal kırıklığına uğratmaktan da çekinirim. Bu yüzden dostluklara emek verilmesi gerektiğine inanırım hep.

Sorarım size ; gönül gözüyle bakmayan bir insan, restoran menüsünün arkasına “Hiçbir yemek içine sevgi katılan kadar lezzetli olmaz” yazar mi?.... İşte Ahmet böyle biri, menüsüne bu sözü yazmaktan çekinmeyecek kadar, sevgi dolu “gerçek” bir insan.

Sevgili Ahmet ; bugün gözlerinde, hayatında çok zorluklar yaşamış olmana rağmen “istedikleri işi yapan insanların bahtiyar mutluluğunu” gördüm. İçindeki ışık ve yüreğindeki samimiyet, senin gönülden isteyerek el atacağın her alanda muvaffak olman için yeterli. Yolun hep açık olsun….

Sana bu muhteşem lezzetleri, sevgiyle harmanlayıp insanlara sunduğun için binlerce teşekkür ediyorum…

ADRES :
BAHA RESTAURANT
AKDENİZ SANAYİ SİTESİ
5024.SOKAK NO:44
ANTALYA

TEL: 242 – 221 27 67


Hiç yorum yok: