Pages

16.9.11

Karşımızdaki cinsten üstün değiliz, sadece farklıyız!

Sosyal paylaşım sitelerinde,  Kadın ve Erkek farklılıkları üzerine , komik alt yapılı ve eleştirisel dille yazılmış olan birçok ileti okuyorum. İtiraf etmeliyim ki , bir kısmına sinirleniyor fakat çoğuna da gülüyorum. O anki ruh halimle de ilintili bu durum. Beğendiklerimi paylaştığım anlar oluyor hatta. Fakat ne kadar da çoğaldı bu tür iletiler diye düşünmeden edemiyorum epeydir.

Bazılarında ince bir zeka seziliyor, bazılarının uslubu hayli kaba, bazıları şiirsel ama geçirimsel, bazıları çok özensiz çalakalem yazılmış vs.( artık zamanımızda çala computer veya çala tuş olmalı bu tabir gerçi )

Genellemeler herkes için geçerli olabilir mi? Şablonlar tak diye oturuyor mu her bedene? Elbetteki hayır. Bu iletilerde paylaşılan aşırı basitleştirilen konulardan, kendiniz için seçtikleriniz veya seçmedikleriniz olmuyor mu ? Bir insanın özelliklerini sadece cinsiyetine göre sınıflandırmak, kişilere haksızlık değil mi? Cinsiyetler değil, kişilikler bağlar bu işi.

Eğlenmek için bu sosyal ağlar ; aşırı anlam yüklememek ve kalp kırmamak gerekli. Böyle bir niyetim cidden yok.

İnsan ırkı devam ettiği sürece bu “didişme” hep sürecek sanırımJ Ve ben derim ki; didişmenin dozu yerinde olursa hayatta keyifli olur :)

Beni bu yazıma yönelten çıkış noktam bu değil aslında, Mehmet Z.Sungur’un ilişkiler üzerine yazdığı kitaptaki bir bölüm.

Evet kadınlar ve erkekler olarak  farklıyız. Çok farklı hem de. Benzemeye çalışmakla da korkunç bir hata yapıyoruz. Farklılıklarımızla birbirimizi sevmeyi öğreneceğimize, habire  karşımızdakini değiştirmeye veya ona benzemeye çabalıyoruz. Halbuki aynı olsak ne çok sıkılırdık. Bireysel farklılıklarımızın ilişkimizi ve dolayısıyla hayatımızı zenginleştirdiğine inanmalıyız, bununla yaşamayı öğrenmeli ve keyif almalıyız.

Sizinle farklılıklara rağmen, olağanüstü bütünleştirici bulduğum ve bence etkileyici bir bilgelikle yazılmış bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Az evvel bahsettiğim Mehmet Z.Sungur’un "Sen, Ben ve Aramızdaki Herşey" kitabındandır  aşağıdaki maddeler. O da,  B.Boutros Ghali ‘dan alıp paylaşmış kitabında.


·         Zayıfmış gibi davranmaktan yorulmuş her güçlü kadına karşı, güçlüymüş gibi davranmaktan yorulmuş zayıf bir erkek vardır.
·         Aptal gibi görünmekten sıkılmış her kadına karşı, aklın sesi gibi davranmak zorunda olmaktan sıkılmış bir erkek vardır.
·         Duygusal diye etiketlenmekten bıkmış her kadına karşı, ağlama ve hassas olma hakkı elinden alınmış bir erkek vardır.
·         Dişiliği sorgulanan her kadına karşı, erkekliğini kanıtlamak için rekabet etmek zorunda bırakılmış bir erkek vardır.
·         Bir seks nesnesi olarak görülmekten bunalmış her kadına karşı, cinsel performansından kaygı duymuş bir erkek vardır.
·         İnsanca bir gelire sahip olmayan her kadına karşı, başkalarının geçimini sağlama sorumluluğunu üstlenmek zorunda bırakılan bir erkek vardır.
·         Araba tamirinin inceliklerini ve arabayı geri geri giderek küçücük yerlere sığdırma becerilerinden bihaber her kadına karşı, bulaşık yıkamayı veya ütü yapmayı bile bilmeyen bir erkek vardır.
·         Özgürlüğüne adım atan her kadına karşı, hürriyete giden yolu yeniden keşfeden bir erkek vardır.

İnsan ırkı iki kanatlı bir kuştur ; bir kanadı kadınlar, bir kanadı erkeklerdir…her iki kanatta eşit düzeyde gelişmedikçe insan ırkı uçamayacaktır. Kadının davası şimdi her zamankinden daha çok insanlığın davasıdır.

Düşünün lütfen ; erkekler ve kadınlar aynı kelimeyi kullandıklarında bile çoğu kez aynı anlamda kullanmıyorlar.
Kadınlar, erkeklerin haritadaki en küçük yerleşim birimlerini bulmalarına, arabalarını daracık yerlere park edişlerine hayranlık duyarken, kocaman G noktasını bulamamalarını hayretle izlerler. Erkekler ise kadınların geri manevra yaparak arabalarını park etme konusundaki eksikliklerini hayretle izlerken, kendilerini sıkan bir başkasına ait öyküyü partnerlerinin kesintisiz bir ilgiyle dinlemelerine çok şaşırırlar...

Karşımızdaki cinsten üstün değiliz, sadece farklıyız! Farklılıklar hayatın renkleridir, renkler de güzeldir :)

Sevgiyle.... 




Hiç yorum yok: